Mübarek ayların kutsalı olarak bilinen Ramazan ayındayız. Vicdanların en çok yumuşadığı, gönül kapılarının en çok aralandığı aylardan olan Mübarek Ramazan ayını hep birlikte yardımlaşma, kucaklaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerini sunarak icra edeceğiz.
Müslüman toplumlar inancından dolayı yeryüzünde yüzlerce yıldır akla hayale gelmedik işkenceler ve zulümlerle karşı karşıyadırlar. Müslümanların yaşadığı coğrafyaya bakın, insanlar sürekli bir taraftan öbür tarafa can havliyle koşuşturma içindeler. Şeytan ya da diğer adıyla iblis olarak bildiğimiz sömürgeci Emperyalistlerin en büyük düşmanı Müslümanlardır. Bunların yeryüzüne geliş nedenleri zulüm etmek içindir. Zalim olarak yaratıldıkları için, yaradılış esasına uygun davranış sergilemektedirler.
Bu iblislerin asıl amaçlarını ve nasıl çalıştıklarına bakalım: İlk önce terörle ilgili alt yapıyı kurarlar, sonra teröristi yetiştirirler, İslam’ı terörle aynı kefeye koyarak, yeryüzünü tehdit eden, insanlığı bekleyen en büyük tehlikenin İslami terör olduğuna beş milyar insanı inandırırlar. Fabrikalarında ürettikleri savaş uçakları ve silahları bu gerekçelerle pazarlayarak, dolmak bilmeyen kasalarını biraz daha doldurarak, Müslümanların yaşadığı coğrafyayı kan gölüne dönüştürürler.
Milyonlarca insanı anasız babasız ve evsiz barksız bırakarak, kan üzerinden elde ettikleri servetleriyle yeni savaş alanları yaratırlar. Bu kan dökücü kavimler, varlıklarını sürdürdükçe Dünya insanlığı zulüm ve işkenceden kurtulamayacak.
Bu iblisler sadece paraya taparlar. Paranın büyük bir güç olduğuna hem inanırlar, hem de diğer Milletleri bu gücün karşısında ezerek, kendi ellerinde tuttukları bu gücün Tanrısal bir değer olduğuna herkesin inanmasını isterler.
Sevgili okurlarım; Ramazan ayı, diğer aylara benzemiyor. Oruç ayı olması Ramazan’a ayrı bir güzellik katıyor. Sahurlar, iftarlar, teravih derken sohbetlerin doyumsuzluğu bambaşka. Sadece Ramazan ayına mahsus olmasın istiyoruz ama illa ki Ramazan’da da başka güzellikte oluyor. Sabahlara kadar oturup tartıştığımız, fikir alış verişi yaptığımız zamanlar çok olmuştur. Müslüman insan, inançları için ağır bedel ödeyendir. Kendisini yönetenleri, Allah’ından korktuğu için hemen elinin tersiyle itmez. Sabır Müslüman’ın inanç kalesidir. Sürekli sınava tutulduğu önemli mertebelerden biridir. Doğasında sabrı olgunlaştıramayan biri hem kendine hem de İslam’a yararlı bir insan olamaz. Asıl gerçek Allah’a giden yoldur.
Ramazan ayında fakir fukara üzerinden siyaset ve ticaret yapan, insanların inançlarını sömüren, güzel dinimizi gelecek hesaplarına alet eden, gazete ve televizyonlar vasıtasıyla servis yapan din istismarcılarına diyorum ki: Gösteriş sadece sizi mutlu eder, kulluk görevinizi yaparken aşırıya kaçmayın, doğru yaptığınıza sadece inanın yeter. Tabiî ki hayır yapmak, çok önemlidir. Ancak; reklam yok, “bir elin verdiğini diğer el görmeyecek”, tersi olursa hayır olmaz, altında başka amaçlar vardır diyor rehber. Öyleyse sizde amaçlarınız için, Ramazan-ı Şerif’i araç olarak kullanmayın. Yapılanı Allah bilsin, o yeterde artar bile SEVGİYLE KALIN