29 Mart yerel seçimlerinden muhalefet sorumluluğu almış bir insan olarak, görevimi en iyi şekilde icra etmeye çalışıyorum. Bu süreçte yaşadığım olumlu ya da olumsuzlukları sizlerle paylaşmaya, gerektiğinde bilginize başvurma ihtiyacı duyduğumda, birçok insanın kapısını aşındırmışımdır. Fethiye’nin daha iyi yönetilmesi için katkı sağlamaya çalışan her insanımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Yazı yazmaya başladığım ilk aylarda bazı geri zekalılar, yazdığım yazıları kiralık adam tutarak yazdırdığımı söylediler. Yaklaşık olarak bir buçuk yıldır sizlerin huzurundayım. Halkın bana verdiği muhalefet görevini en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Rahatsız olanlar tabiî ki olacak, hatta bunun yanında tehdit edenler, karalama yapmaya yeltenenler, iftiracılar mutlaka olacak.
Yazmış olduğum yazılarda insanları kırmak veya üzmek gibi bir derdimin olmadığını, bu köşemden yazdığım yazılarla görevimin gereğini yapacağımı defalarca belirttim. Sürekli hedef göstererek ve tehdit ederek beni sindireceklerini zannedenlere diyorum ki; İşinize bakın. Herkesi kandırabilirsiniz ama kendinizi asla! Ne kadar zayıf yaratıklar olduğunuzu ve kimliğinizi çok iyi biliyorsunuz. Bilinç ve istem dışı davranışlar sergileyince, yolculuğunuzun nerede sonuçlanacağından korktuğunuz için saldırganlaşıyorsunuz. Bu korku size yeterde artar bile.
Kimlerin ne dediği ve nasıl bir değerlendirme peşinde oldukları beni ilgilendirmiyor. Doğru ve yamuk insanları bu satırlarımda yazacağımı, almış oldukları görev neticesinde işini yanlış yapanları uyaracağımı açık ve net olarak belirtmiştim. Yazılarıma başladığım ilk günden bugüne kadar ilginç gelişmelere şahit oldum. Kimileri tehdit ederken, kimileride yürü be koçum kim tutar seni diyerek aklınca gaz verenlerde oldu. Hepsine gülüp geçtim. Halkımdan aldığım görev gereği muhalefeti en iyi şekilde yaptığıma eminim.
Birçokları kendilerine göre değerlendirmeler ve farklı yakıştırmalar yapacaktır. Benim için asıl olan kendi duruşumdur. Diğer gazetelerde ve yazı yazdığım kendi gazetemizde yazı yazan birçok insan var. Kimlerin ne yazdığı ya da kimlere lehte veya aleyhte göndermeler yaptıkları beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor.
Çalı arkasından adam tehdit etmeyi alışkanlık haline getirenlere sesleniyorum! Sadece cürümünüz kadar yer yakarsınız. Yüreğiniz varsa yiğitçe çıkın ve derdinizi söyleyin, bizde dinleyelim. Kahpelik ve korkaklık ancak sizin gibi sünepelere yakışır. Ben bu beldede yaşayan asalak ve sünepe takımını çok yakından tanıyorum. Bana gönderdiğiniz tehditlerle beni korkutacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Çıkın meydana erkekçe söyleyeceklerinizi söyleyin. Kapı aralığından yarasalar gibi dikiz yapmayın.
Bir ara birileri nerede oturuyorsak oraya adam gönderir, yanımızda kim var kim yok not tutardı. Yüreğiniz varsa kendiniz gelin. Söyleyecek iki çift lafınız varsa gelin yüzüme söyleyin. Dünyaya hastalıklı bir şekilde gelen bazılarına sadece üzülüyorum. Panik atak ve şizofren tedavisi görmeleri gerekirken klinikte olması gerekenler, maalesef aramızda dolaşıyorlar.
Geçen haftaki yazdığım yazıdan sonra HAMDİ GÜRBÜZ rumuzlu bir tehdit mesajı geldi. Kendi kendime dedim ki; Allah, Allah bu bizim Hamdi mi yoksa birileri onun adını kullanarak sahte mesaj mı atmış diye şüphelendim. Yapmam gerekeni yaparak bende Hamdi’yi arayıp bu mesajın kendisiyle ilgisi olup olmadığını sordum.
Ülkü Ocakları Başkanı olarak görev yapan Hamdi GÜRBÜZ, ağabey olur mu öyle şey, niye ben seni tehdit edeyim ki diye cevap verince, bende gelen tehdit içerikli mesajı bu gün Cumhuriyet Başsavcılığına götürerek suç duyurusunda bulunacağım. Daha öncede Savcılık Makamımıza ölümle tehdit edildiğim için suç duyurusunda bulunmuştum. Adli makamlardan cevap geldiğinde beni tehdit edenlerin kim olduğunu halkımıza açıklayacağım. Başkasının adıyla tehdit gönderen sünepelere sesleniyorum! Rumuz kullanarak gönderdiğiniz mesajlardan failin kim olduğunu yakalayamazlar diye düşünüyorsanız yanıldınız.
ADLİYE KORİDORLARINDA GÖRÜŞÜRÜZ…