Kapitalizm...
İmran Ünal

Kapitalizm...

Bu içerik 391 kez okundu.

Yaşam çizgimiz tüketim ekseninde dönüyor. Bazı zamanlarda kendimden soğuyorum sanki; sürekli tüketiyorum. Tükettikçe tükeniyorum. Her şey zorunlu ihtiyaç haline gelmiş hayatımda. En lüksler bile “aaaa bu olmadan olmaz”a dönmüş. Kapitalizmin sadık hizmetçileri haline geldiğimize göre kapitalist sertifikalarımızı duvarlarımıza asabiliriz.

Neydi kapitalizm?  Yüzde elli indirimin yüzdelerinin vitrindeki en büyük göz alıcı hali, bir bakalım diye girip hiç planda yokken  o güzel elbiseyi hunharca satın almak. Tabi elbise almak yetmez kapitalizmin atmosferine girmiş bulunmaktayız. O elbiseye uygun ayakkabı şart. Sonra çanta, sonra takı, sonra, sonra, sonra bir sürü olmayan ihtiyaçların birden bire ortaya çıkıp o ayki hesap planlarınızın içine limondur kapitalizm. Bu arada limonu severim!

Doymuyoruz ve sürekli tüketiyoruz. Zorunlu ihtiyaç haline getirdiğimiz onlarca şey hayatımızın dümeni haline gelmiş. Almak, ödemek, tüketmek tüm sorunları çözer hale gelmiş. Acıya ızdıraba bağımlılık gibi bence “psikolojim bozuldu” deyip birden çok zor bir borca girip “hahhhh rahatladım buna ihtiyacım vardı” diyebiliyoruz. Bu da sanırım kapitalizmin kırbacı “çalışşşşş köleeeee  tü-keee-tee-cekk-siiinnnn…”

Yaşam felsefemizi istemeden tüketime odaklamış ve bundan mutluymuşuz  gibi safsatalarla avunuyoruz. 

Her şeyi tüketiyoruz;  İnsan tüketiyoruz, sevgi, aşk,  duygu, dost, zaman, bile isteye ve göz göre göre de kendimizi tüketiyoruz...

Bu çirkin döngüde kapitalizmden kurtuluş yok şimdilik, hepimize geçmiş olsun...