Hayatın Gölgeleri
İmran Ünal

Hayatın Gölgeleri

Bu içerik 607 kez okundu.

Hayat gölgeleri tercih edenleri affetmiyor. Bedelsiz gölgeler  sizi de gölgeliyor  yaşamın içinde. Altına saklandığınız,  kocaman serin gölgeli ağacın da sonbaharı geliyor. Döktüğü yapraklarla beraber sizi de gübreleştiriyor... Zengin partnerlerin gölgesinde sefa çeken cırcır böcekleri, karıncaları küçük görür hep. Haberleri yoktur en çetin kışların onlar için itinayla hazırlandığından.  Başkasının gücüne güvendiğin sürece,  kendi gücünü yitirirsin hiç bulamamak üzere. Yüksekten uçan kuş pisliğe konar sözü de anlatmak istediğimin net tanımı sanırım.

Hayat duranlardan nefret ediyor. Ve kesinlikle affetmiyor.  Dünya sürekli durulacak bir yer olsaydı, kendi etrafında dönmezdi. Ya da sürekli bahar olurdu mevsim. Yaşadığımız evren aslında bizlere fısıldıyor yaşamın şifresini sürekli  sessizce DURMA! DURMA! DURMA!

Felsefik bir gezegende nefes alıp veriyoruz. Bize sürekli durma hareket et mesajları veriyor evren. Günler ilerliyor,  aylar geçiyor, mevsimler,  aslında üzerinde yaşadığımız dünya sürekli çalışıyor, devamlılığı sağlamak için. Yağmurları yağdırıyor güneşi yakalıyor çiçekleri açtırıp solduruyor. Dünya bile bir şeylerin peşinde… Teknoloji gibi bu Dünya’nın üzerinde yaşam, bir kere ipin ucunu kaçırdınız mı yakalamak mümkün değil, hep eksik hep cahil kalıyorsunuz.

 

Duracağınız tek yer mezar, yaşama fırsatı verilen bu gezegende ölümü yaşamayın… Hareket edin,  bir tek değil bir çok şeyin peşinden koşun. Elbet bir gün dolanacak parmaklarınıza bir tek şey ve sizin yaşamınıza ışık tutacak… Gölgelere gelince acizliktir gölgeler, kendinizi aciz duruma düşürmeyin…