Kaya Yolu Daha Geniş Olmalı mı?
Işık Taban

Kaya Yolu Daha Geniş Olmalı mı?

Bu içerik 576 kez okundu.

Bu soru; yaklaşık altı ay kadar önce Fethiye ve Kayaköy arasında ki yolun genişletileceğini haber veren orman tahdit sınırı nirengi kazıklarının çakılmasından önce Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi yetkilileri ve Büyükşehir Belediyesinde Fethiye’yi temsil eden Meclis Üyelerinin Kuyubaşı Kahvesinde Kayaköyü yaşayanlarına ve Kayaköyü için kaygı duyanlara sorulmalıydı.
Ben de biliyorum elbette, bu çalışma Muğlanın bütününü kapsayan ulaşım ağı projesi
kapsamındadır, ÇET Raporu alınmıştır ve orman tahdit sınırı dışında kalan ağaçların kesimi içinde gerekli izinler alınmıştır.
Ancak “ Katılımcı Belediyecilik” denilen fiyakalı tanımlamayı sadece parti proğramında bırakan uygulamalar yaparsanız ne kadar yasal yaparsanız yapın yaptığınız işin kabul görmesi zordur.
Son bir aydır, Fethiye- Kayaköy arasındaki yol kapalı.İşaret levhalarından yol çalışması yapıldığı anlaşılıyor.
Kayaköy yaşayanları da, Fethiyeliler de bu çalışmanın kapsamını da, süresini de bilmiyorlar, ben de bilmiyorum.
Sosyal medya da haklı olarak orman tahdit sınırı dışında kalan ağaçların kesimine tepkiler paylaşılıyor.
Kayaköy gibi, Dünyanın tanıdığı ve bildiği bir kültür mirası ve onunla bütünleşmiş olan yolu üzerinde yapılacak her türlü çalışma ve proje için bölge yaşayanlarının koruma güdüsü ile sahiplenmesi, esirgemesi beni çok da mutlu ediyor ama Kurumlar açısında bu durum bir eksikliktir.
Fethiye ve Kayaköy arasında ki çalışma yapılan o yol yaklaşık yirmi beş yıl önce yapılmıştır ama güzergahı “ Eski Yol “ güzegahları ile kesişir;
– Arnavut Sarnıcı
Şıkman
Çaputlu
Küllü Sarnıç
Yalnız Çam
Pıynar Tepesi
Süte
Karataş

Bu kesişmelerin yılların süzgecinden geçerek bu güne ulaşmış isimleridir ve muhtemelen Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi yetkilileride bunları bilmiyordur ve önemsemiyordur.
Bu izlerin varlığı ve varlıklarının korunması geniş yollardan daha önemlidir.
Keskin ve ters virajlarda zorlanan tur otobüsleri de düşünülerek böyle bir çalışmaya gerek duyulduğunu zannediyorum.
Keşke; Zorlu yollardan geçerek gelen tur otobüslerinin yolcularını karşılayan, anılara saygılı restorasyonlarla yeniden hayat bulmuş evler, bakımlı bahçeler, o bahçelerde yetiştirilmiş organik ürünlerin satıldığı belediye şirketlerince onarılmış yapılardaki satış reyonları, açık hava müzeleri, dinleti anfileri, Akdeniz uygarlıklarını kucaklayan bir kütüphane olsaydı.
Levissi’nin Sokaklarında bu hafta sonu dolaşırken yılların yorgunluğuna dayanamayan evlerin taş duvarlarının daha çok yıkıldğını üzülerek gördüm. Yazık oluyor, bir hazine göz göre göre yok oluyor.
Hep kolay sonuç alınabilecek, siyasi prim yapacak işler tercih ediliyor, Hazine mülklerinin tahsisi, projelendirilmesi, onay süreçleri, finansman temini uzun ve zorlu süreçlerdir.

Ama; muhkem kapıları açmak için bir yerinden tutup zorlamakla başlar herşey.
O nedenle de bu satırlarda sıklıkla ve tekrarla ayni şeyleri yazdım hep, Hazineden tahsis zorsa özel mülklerden kiralama ve satın alma yolu ile edinilen yapılarla başlayıp güzel örnekler yapsaydı yerel yönetimler arkası daha kolay gelirdi.
Bir süredir, Levissi Bölgesinde satın alma ya da uzun süreli kiralama yolu ile kullanım hakkı kazanılan evlerde yapılan ruhsatlı restorasyonları gördükçe, yıllardır tekrarladığım şeylerin belediye şirketleri eli ile kolaylıkla yapılmasının mümkün olduğunu ama yapılmadığını görüyorum.
Yani; Demek ki mümkünmüş, olabiliyormuş, yapılmamış…………..
Bu konularda Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü bir proje ya da projeler var mıdır? Onuda bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum; “Katılımcı Belediyecilik denilen” Sosyal Demokrat Belediyeciliğin Muğla da ki uygulamasında ciddi sıkıntı vardır.
Her ilçe de; Hemşehrilerince de kabul görmüş bir büyükşehir temsilcisi olmalı ve hemşehrilerinin görüşlerini projelerer uygulanmadan alıp, paylaşmalıdır, ilçenin gözü kulağı olmalıdır.
Her ne kadar; Fethiye de durumdan vazife çıkaranlar olsada Büyükşehir tarafından yapılmış resmi bir görevlendirme yoktur.
Yeni yasal düzenlemelerde sıkca kullanılan YÖNETİŞİM sözcüğünün tam olarak karşılığıda bu paylaşım köprüsüdür zaten. Hemşehrilerin benim gibi yaşadığı şehirde neler olduğunu ya da olmadığını el yordamı ile öğrenmelerinin eksikliğini ortadan kaldırır.
Aslında; Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği de yapanların bu köprüyü kurmakta aktif rol oynamaları beklenir ama onlar zannediyorum; Aile albümleri için “ Ben Büyükşehir Meclis Üyesiyken “ diye anlatacakları anların fotoğraflarını biriktirmekle meşguller.