Dolar Bizi Bozar mı?
Alp Camız

Dolar Bizi Bozar mı?

Bu içerik 1266 kez okundu.

Sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları karşılama sanatı olarak adlandırılır iktisat. Tanım büyülüdür, fakat ekonomik düzlemde karşılığı var mıdır diye uzun uzun düşünmek gerek. Düşünürken bugünlerde herkesin aklını kurcalayan dolara ne oldu sorusunu da araya sıkıştıralım.

Gerçek ve akılda kalıcı bir örnek olarak kurban pazarlarını ele alalım. Besili, irice ve güzel bir koç satıyorsunuz ve herkes ona talip. Siz başlangıçta koçun fiyatını 1000 TL düşünürken talibi çok olunca 1300 diyorsunuz ve satıyorsunuz. Bir de tersini düşünün. Arefe akşamı oldu ve talip yok. Aynı değerdeki koçu 800 TL fiyata satıyorsunuz. Ekonomi aslında temel manasıyla budur. Bir mala talep artarsa fiyat artar, eğer mal fazlalaşır yani arz artarsa fiyat düşer. Peki dolar neden yükseliyor? Öncelikle siyasi belirsizlik bu yükselişi tetikliyor. Ülke bir sistem değişikliğine doğru gidiyor. Yurtdışında Fırat Kalkanı operasyonu yürütülüyor, yurtiçinde fetö, pkk gibi terör örgütleriyle mücadele ediliyor. Bu durumda yatırımcının gönül rahatlığıyla gelip yatırım yapmasını bekleyemezsiniz. Üstüne üstlük var olan yatırımcı da kaçmak için bahane arar. Maalesef terör ekonomi alanında en etkili enstrümandır ve dostlarımız (!) bunu bize karşı kullanmakta çok mahir. Sıradan bir vatandaş bile küçük bir işletme açarken ya tutarsa demiyorsa bunu büyük yatırımcıdan da beklememek gerek.

Para, sermaye hareketlerine göre yükselir de düşer de. Vatandaşın dolar bozdurması doların ateşini alır ama uzun vadede bu çözüm yetersiz kalacaktır. Ekonomik işleyişe Türk lirasını etkin bir oyuncu olarak sokmadan daha çok doların artışını da düşüşünü de izleriz. Borsa İstanbul varlıklarını Tl’ye çevirdi, birçok devlet kurumu dolar ile ihaleyi bıraktı. Peki piyasayı yönlendiren esas güç yani sermaye ne yapıyor. Yanlış bilmiyorsak ülkemizdeki birçok avm dolar üzerinden kira alıyor, birçok holdingin banka hesapları dolar üzerinde. Vatandaş ve devletten ziyade özel sektörün artık elini taşın altına sokması gerek. Siyasi belirsizlik ve OHAL süreci geçene dek bu fedakarlığı yapmalarını beklemek de milletin hakkıdır herhalde.

Son bir not. Böyle netameli bir süreçte Ali Babacan’ın sadece bir milletvekili olarak meclis sırasında oturması bu ülke için bir kayıptır. Piyasayı iyi tanıyan, özel sektörle ilişkileri kuvvetli, uluslararası piyasalarda saygın bir kimliğe sahip böyle bir siyasetçiden bu süreçte istifade etmeyip ne zaman edeceğiz

karamankaraman haberkaraman haberikaraman haberleri

silifke anahtarcısilifke çilingirtaşucu çilingirsusanoğlu çilingir