 |
Dolup HaCkEd By Th3 KiLL3rBoşalan HaCkEd By Th3 KiLL3rŞehirler HaCkEd By Th3 KiLL3rTanıdım |
Dolup HaCkEd By Th3 KiLL3rBoşalan HaCkEd By Th3 KiLL3rŞehirler HaCkEd By Th3 KiLL3rTanıdım |
Bu yazı 27 Haziran 2010, Pazar 22:49:13
eklenmiştir. 774 kez okunmuştur. |
|
Yazar : Zehra TOSUNOĞLU
Yine doğan - batan güneş, yine dolup - boşalan şehirler, yine her güne şahitlik eden kaldırım taşları, sokaklar… Yine yeni bir gün…
|
Dolup boşalan şehirler tanıdım…
Eskimiş kaldırımlar kim bilir kaç yabancı insanın ayak izlerini taşımış… Önce birbirine yabancı yüzler, sonraları ahbap olmuşlar… Her gelen kendinden bir iz bırakmış ya da öylesine uğramış gitmiş…
Şehrin ışıkları yalnız bırakmamış kaldırım taşlarını. Birlikte olup sokakları adam etmeye çalışmışlar. Bin bir anı taşımışlar yüreklere. Kimi korkarak atmış adımlarını bu sokaklarda, kimi dertlerini tasalarını, kimi umutlarını, kimi sevincini, kimi de nefretini yüklenmiş omuzlarına, tüm ağırlığıyla misafir etmiş yabancı yüzleri dilsiz taşlar. Şahit olmuşlar hayatın gerçeklerine…
Şehre ilk gelenler, ilk kez otogarda çekmişler içlerine şehrin havasını derinliklerine kadar… Gözyaşları ıslatmış kimi zaman kaldırım taşlarını… Nice ayrılıklara, özlemlere ve hasretle kucaklaşmalara şahit olmuş… Ardı arkası kesilmeyen seferlerden gelen otobüsler, bir taraftan dolup bir taraftan boşalmışlar…
Kalabalığın kalbinde yalnız yaşayan insanlar varmış. Şehir sessizliğe büründüğü zaman gidermiş yalnızlıkları. Şehrin sessizliği arkadaş olurmuş çünkü onlara. Şehrin ışıkları yalnız bırakmaz, karanlık dünyalarını aydınlatırmış, yıldızlar da ışıklara inat bir fazla parlarmış.
Güneşin doğmasıyla uyanırmış şehir. Kendini unutan; okuluna, işine koşturan bir yığın insan… Saatler geçtikçe kalabalık artar, gecenin sessizliğinin yerini insanların, arabaların, makinelerin gürültüsü alırmış.
Gün bitiminde yorgun yüzler, telaşlı koşturmalar… Evime gitsem de dinlensem artık diyen gözler…
Yine doğan - batan güneş, yine dolup - boşalan şehirler, yine her güne şahitlik eden kaldırım taşları, sokaklar… Yine yeni bir gün…
| Diğer Zehra TOSUNOĞLU Yazıları |
|