Fethiye' nin Haber Kaynağı - Fethiye Haber Ajansı - www.fethiyedenhaber.com
Sinema HaCkEd By Th3 KiLL3rRüzgarı

Sinema HaCkEd By Th3 KiLL3rRüzgarı

  Bu yazı 27 Haziran 2010, Pazar 22:45:34 eklenmiştir. 563 kez okunmuştur.
Yazar : Zehra TOSUNOĞLU
Eskiden aşkı uğruna ölümü göze alan sevdalılar, şimdilerde yalan ve yasak aşk yaşamaya pek bir bayılıyorlar. Aile ahlakını hiçe sayan, arkadaşlık duygularını oyuncak gibi kullanan, savaşa azmettiren filmler topluma izlettiriliyor, insanlar gerçek yaşamlarında korkmadan rahatlıkla bu davranışları sergileyebiliyorlar artık.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Eskiler, eskiler, eskiler… Eski zamanları özlüyor herkes. Eskilerdeki ve şimdiki sinema anlayışından bahsetmek istiyorum bu yazımda. Eski Yeşilçam filmlerinin yerinde yeller esiyor şimdi. Sadece o büyülü, keyifli kokusu arada yoklayıp, gidiyor. Biz pek yaşayamadık o günleri; ama o filmlerin çekildiği ve sinemaya yansıdığı dönemleri büyüklerimizden dinliyoruz. Büyük keyifle, ailece izlenebilen, yaş sınırı gerektirmeyen, sonu hep güzel biten filmler yansıyormuş beyaz perdeye. Sevdasını, aile şerefini, dostlukları işliyormuş insanların yüreklerine. Adile Naşit, Münir Özkul, Hulusi Kentmen, Kemal Sunal, Cüneyt Arkın, Filiz Akın…’lar gibi nice ölümsüz oyuncular geçmiş Yeşilçam’dan. Şimdilerde oyunculuğa adım atmaya çalışanlar, eski çınarları taklit etmeye başladılar. Üstelik daha da abartılı davranışlarla, gözümüzde gönlümüzde yer eden oyuncuları, basit hale getirdiklerinin farkında bile değiller. Eskiden aşkı uğruna ölümü göze alan sevdalılar, şimdilerde yalan ve yasak aşk yaşamaya pek bir bayılıyorlar. Aile ahlakını hiçe sayan, arkadaşlık duygularını oyuncak gibi kullanan, savaşa azmettiren filmler topluma izlettiriliyor, insanlar gerçek yaşamlarında korkmadan rahatlıkla bu davranışları sergileyebiliyorlar artık. Çünkü beyaz perde artık onlara bunları öğretiyor. Serii cinayetler işleniyor, baba kızına tecavüz ediyor, yeğeni yengesiyle birlikte oluyor, iki kız aynı adama âşık oluyor, kadın kocasını, kocası karısını başka başka insanlarla aldatıyor… Sayılması zor hale gelmeye başlayan bu filmlerin toplum düzenini ve ahlakını bozduğu apaçık ortada. RTÜK bile şaşırdı galiba hangisine ceza versem diye ki, ortada pek ceza görünmüyor. Ben kendimi bu zamanda yetişen çocuklara göre fazlasıyla şanslı hissediyorum. Ben akşamüstü annelerimizin yaptığı beş çaylarında, Yeşilçam filmlerini her gün izleyebiliyordum. Akşamları neşeli günleri, hababam sınıfını güle güle keyifle izleyebiliyordum. ‘Tekrar tekrar izliyorum, ama hala bıkmıyorum’ diyenleriniz eminim çok fazladır aranızda. Şimdilerde bu filmler, hafta sonlarında ya da gecenin bir vaktinde yayınlanmaya başladı. Biz Kemal Sunal’ın filmleriyle büyürken, şimdiki çocuklar kadın programlarıyla ya da bilgisayar oyunlarıyla büyüyor. Polat olabilmek için kırıp döküyorlar ya da olağanüstü güzellikte, pahalı giyinen bir bayan olmaya çalışıyorlar. Son zamanlarda, Yeşilçam’dan sonra Türk Sineması büyük bir hızla yabancı sinemanın yerini almayı başardı. Çok başarılı filmler oynuyor beyaz perdede. Bu başarısı yadsınamaz. Ama işlediği konularla, vermek istediği mesajlarla çok farklı, daha da kötü bir dünyaya götürüyor sanki insanları. Yeşilçam perdesi kapandı biliyorum, ama keşke o perde hafif aralık kalsaydı da o güzel, keyifli rüzgâr az da olsa dokunmaya devam etseydi yüreklerimize.

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
İbrahim Volkan
Eksik aciklarinizi_kapatin_bu_bir_uyariAçıklama
Birşeyler anlatabilmen güzel zehracım ; fakat atladığın bir çok nokta var. Türk sinemasının şuan geldiğini nokta dediğin gibi yadsınamaz bu çok doğru. Çünkü artık kendi sinemamızda daha çok toplumsal olaylar işliyoruz.Dediğin gibi baba kıza tecavüz ediyor, cinayetler işleniyor ama bunda sinemamnın bir suçu yok , suç ,insanların algılama olgusuda. Eski yeşilçam fimlerini herkes sever ama dikkat edersen,çoğunluk filmler hep ayn konuda işlenmiştir ve yeşilçamda suçludur , ama bu suç mecburluktan ötürüdür. Senin beğendiğin bir çok sinema sanatçısının 70lerin sonu, 80 lerin başına denk gelen ''seks filmleri'' furyasında boy görtermişliği vardır. İzlediğin eski Yeşil çam filmlerinin en büyük yönetmenlerine dikkat edersen,90 ların başıyla birlikte toplumsal konuları işlemeye başlamışlardır. Çünkü her alanda olduğu ''değişmeyen tek şey değişimdir, hep sabit kalamazsınız.'' mantalitesi onları da içie almıştır. Dikkatini çekerim : Türk Sinemasının en büyük senaristi Safa Önalın jübile filmi ve jübile senaryosu olan '' Hicran Sokağı '' yanlış hatırlamıyorsam iki sene önce vizyona girmişti. Peki hiç duydun mu , şu kadar kişi tarafından izlendi, şu kadar hasılat yaptı , galası şurada oldu ? İnsanlar eskileriyle yaşayabilir ama bağlı kalamaz. Tekrar hatırlatırım ki , sinema ve tv açısından oldukça balık hafızalı bir toplum olduğumuz şu günlerde sinema ve bizler için söylenicek iki söz var : ''Değişmeyen tek şey , değişimin kendisidir. '' ''Televizyonda işlenen konuların kötü yada saptırıcı etkilerinin olup olmaması önemli değildir. Önemli olan seyircinin bunlardan nasıl bir ders çıkarıp, nasıl hareket ettiğidir. ''
buzmavilim
doğru aciklarinizi_kapatin_bu_bir_uyarisöz
doğru söze eklenecek tek harf bulamıyorum


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Zehra TOSUNOĞLU Yazıları




 

Yeni Sayfa 1
 
Sürpriz Böyle Olur
Taşkını görüntüleyen gazeteciler, sel sularına gömüldü
Ehliyet isteyen polise bira açacağı uzattı
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Fethiye'ye Yeni Parkomat Alanları Açılmalı mı _?
Hayır Gerek Yok
Evet Açılmalı
Diger anketlerimiz için tıklayın...


Fethiye Haber Ajansı - Her hakkı saklıdır. Copyright 2012
Bu sitede bulunan tüm yorumlardan web site ziyaretçilerimizin kendisi sorumludur.
Web sitemizin ürettiği haber, fotoğraf ve görüntüleri izinsiz kullananlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.