Şimdi sensiz serzenişlerimle sallanan dünyamın kapıları acıldı. Artık sensiz bir yolda yürümeyi öğrenme zamanı. Yanımda yoksun arkamda ya da önümde. Suretime bakan yüzlerin hiç biri sen değilken yürüdüğüm yolun rotası bana ait. Sensiz gideceğim bu zamanda seninleyken büyüttüğüm çiçekler kurudu şimdi. Bana yol göstereceklerini sandıklarım yok olmuşken sensiz öğreneceklerim boy boy dizildi önüme. Hırsıma yenik düşmeyip götüreceğim bu hayatın yolları kayıpken şimdi nasıl yolumu çizeceğim bilinmez ama bir çaresini bulacağım.
Yalnızken hırpalanan bedenim acıya duyarsız oldu sanki. Sensizlik vurdu kıyılarıma, Canımı yakan vuruşlar artık yoldaşım olmuş, sensiz alamadığım nefesin tükenmiş yudumlarından kazandığım ıssız soluklarında sakladım sensizliği. Paylaşmadığım acının, içimde yer açtığı deliğinde kurduğum yuvanın bacası tütüyor şimdi.
Sensizken kuruyan soluğumda, biriken tükrüklerim yakıyor şimdi gırtlagımı. Bir konuşabilsem dünyayı yakacak içimdeki alevler. Konuşamıyorum. Sensiz olmak susmakmış çünkü. Gittğinden beri konuşamıyorum. Hem konuşsam ne değişir. Kim anlar ki beni. Sensiz kaldılar mı ki bana geçeceğini söyleyip boş nareler atanlar. En çok buna kızıyorum şimdi. Karşima geçip umursamaz tavırlarla geçeceğini, henüz genç olduğumu daha neler yasayacağımı söyleyip duruyorlar ya. Onlara susarak cevap vermek, konuşmaya değmedikleri içindir. Hoş, anlasınlar istemiyorum bende zaten. Sensiz olmanın acısını sadece ben yaşamalıyım onlarla paylaşamayacağım kadar benim olmalı bu da. Nasıl ki hep benim olmanı istedim.
Ektiğim tohumundan yeşillenip büyük bir orman olan aşkın gibi şimdi aşksızlığın tıpkı onun gibi filizlenmeli içimde. Ve o da yine bana ait olmalı. Ben seni iyi zamanlarında sevmedim çünkü. Her zamanımdın sen . Duygusal reaksiyonlarımın tüm çeşidi seninleydi. Şimdi sensizliğin bana yaşattığı bu suskunluk buhranı da seninle. Ne önemi var ki yanımda olmanın, tüm şarkılar benim yanımdayken. O kadar önemli ki sana olan sevgim bak şimdi dinlediğim tüm şarkılar benden sana yazılmış gibi.
Öyle çoklar ki sen yoksan onlar var.. Seninle büyüdüm derken yanlış anladın beni. Sensiz ölecegimi sandın belki de. Seninle büyüyebilmek bana sensiz yaşayabilmek icin en önemli 3 şeyi öğretti; sabretmek, sevmek ve acı çekmek. Bu üçüne göğüs geren hangi insan korkar yaşamaktan. Hangi insan vazgeçer. Ama asıl sanadır üzüntüm. Acımam. Sen nasıl direneceksin şimdi bunlar olmadan hayatında. Hangi rüzgara karşi yelken açabileceksin, düşüp boğulmadan önce?
Evet önceleri daha da zordu, özellikle aksamları. Sanki akşam olduğunda karanlıkta beni izleyen binlerce göz var gibiydi. Hepsi bana seni hatırlatmak için dizilmişler karşıma. Karanlıktan yükselen sessizlik bir karabasan gibi üstüme oturuyordu da suskunluğum ondandı. Ama öğrettiklerinden biri acı çekmekti. Onunda tadına varınca bagımlilık yapıyor bilesin. Zevk veriyor bir süre sonra. Belki ben susmayı tercih ettim ama yazarak devam ettim seninle olmaya. Neden konuşmadığımı sordum kendime bende.
Neden konuşamıyordum. Konuşsam belki çıkacaktım içimden. Sökecektim köklerini yüreğimin toprağından. Ama ne önemi vardı seni konuşmanın. Çoktan gitmiştin. Konuşarak seni anmanın ne önemi vardı. Konuşabilmemi sağlayacak kadar değerin kalmamıştı sensizliğin yanında. Sensizlik unutturdu seni bana. Beni hiç bırakmıyordu o çünkü. Bana iyi de gelmişti. Sen beni susturdun ama sensizlik bana yazmayı öğretti. İnan konuşmaktan da iyi geldi bu bana. Sensizlik canımı yakmıyor hem senden daha vefalı. Öyle ki sabahları kalktığımda göğsümde nutkumu durduran bir baskı yapıyor bana kendini hatırlatmak için. Gözlerimi her açtığımda ben burdayım demek için kanayan kalbimin acisini gözlerimden akıtıyor. ..