Fethiye'ye 40 kilometre mesafedeki Saklıkent, yüzyıllardır akan kar sularının açtığı ve yaklaşık yüz metre yüksekliğinde ve 18 kilometre uzunluğundaki çoğu kısmı güneş görmeyen bir kanyona sahip. Gizli cennet olarak nitelendirilen Saklıkent'e, nehir üzerindeki kayalara demir çubuklar çakılarak yapılmış ahşap bir köprüden giriliyor. İçeriye girildiğinde kayalardan adeta fışkırırcasına akan ve sıfır noktasından bir nehre dönüşen sular, 45 dereceyi bulan hava sıcaklıkları ile birlikte ziyaretçi akınına uğruyor. Tatillerini Ramazan ayında yapmak zorunda kalan turistler de oruçlu oldukları için giremedikleri denizin acısını kanyondaki soğuk suda yürüyerek çıkarıyor. Büyük bölümü güneş görmeyen kanyona gelen ziyaretçiler, kanyon içerisinden akan suda yürümek için adeta birbiriyle yarış ediyor. Kanyona gelen turistylerin bellerine kadar gelen suda soğuk nedeniyle yürümekte zorlandıkları gözlenirken, yabancı turistlerin tercihi ise kendilerini buz gibi suya bırakmak oluyor.
BİR YILDA 500 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ
Öte yandan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB)’ın hazırladığı rapora göre, doğal klima görevi gören Saklıkent’i geçtiğimiz yıl yarım milyon kişi ziyaret etti. TURSAB Fethiye Bölgesel Yürütme Başkanı Salih Taşçı’nın açıkladığı resmi kayıtlara göre Saklıkent’in ziyaretçilerden elde ettiği gelir ise 1 milyon 200 bin olarak gerçekleşti. Taşçı, yılda 50 bin kişinin rafting yaptığı Saklıkent Kanyonu’nu 50 bin kişinin de jeep safari ile gezdiğini duyururken, bu aktivitelerden elde edilen gelirin 2 milyon TL civarında olduğunu söyledi.