“Ucuz siyaset, kişisel ikbal beklentisi ve asılsız iddialar”

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcılığından istifa eden ve istifanın nedenleriyle ilgili açıklama yapan Burhanettin Tuna’ya Başkan Akif Arıcan cevap verdi.

“Ucuz siyaset, kişisel ikbal beklentisi ve asılsız iddialar”
“Ucuz siyaset, kişisel ikbal beklentisi ve asılsız iddialar” Fethiye Haber Ajansı
Bu içerik 273 kez okundu.
Advert

“Her zaman olduğu gibi sizlerin karşısına Fethiye’ye değer katacak proje ve çalışmaları anlatmak için çıkmak isterdik. Ama ne yazık ki ucuz siyaset ve kişisel ikbal beklentileri içerisinde olan bazı kişilerin asılsız iddialarına cevap vermek zorunda kaldık.” Diyerek soze başlayan Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akif Arıcan, bazı kişilerin darbe ile oda yönetimini ele geçirmeye çalıştıklarını söyledi.

 

Başkan Arıcan’ın açıklaması şöyle, “Ne yazık ki bazı arkadaşlarımız içeriden darbe ile yönetimi ele geçirmek için yapıcı olmak yerine yıkıcı bir muhalefet anlayışını benimsemiştir. Bu arkadaşlar bir süredir şahsım, yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım ile Oda çalışanlarını hedef alan gerçek dışı beyan ve iftiralarda bulunmayı bir alışkanlık haline getirmiştir. Oda seçimleri yaklaştıkça asılsız iddiaları gündeme getirip, ortalığı bulandırıp olumsuz bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Çamur at izi kalsın mantığıyla yapılan açıklamalar gerçeği yansıtmadığından üyelerimizin ve Fethiye kamuoyunun gerçekleri bilmesinin zamanı geldiğini düşünüyorum. Bu arkadaşların yıkıcı muhalefetinin Oda’ya ve Fethiye’ye zarar verecek konuma getirmeleri ne kadar doğrudur bunun takdiri Fethiyelilerin vicdanına bırakıyorum.

Üç dönemdir başkanı seçildiğim Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasını, yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla birlikte alnımızın akıyla yönetiyoruz. Odamızı Türkiye’nin en iyi hizmet veren ve proje üreten odalarından biri konumuna getirdik.

Muhalefet etmek, yönetimi zora sokmak için yapmadıkları kalmadı. Babadağ Teleferik Projesinin ihalesinden önce ihalenin iptali için BİMER, CİMER gibi makamlara sahte isimlerle şikâyette bulundular. Yetmedi,  asılsız iddialarını yerel bir gazetede yayınlatıp ardından da ihaleye girmemeleri için sahte isimlerle yatırımcılara mektuplar gönderdiler. Her türlü ihaneti yaptılar, her türlü karalamayı yaptılar, ancak Babadağ Teleferik Projesinin gerçekleşmesine engel olamadılar.

Üyelerimizin taleplerini isteklerini aktarmak üzere Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’yi Fethiyemize  getiriyoruz,  bu arkadaşlar toplantı masraflarının ödemesine karşı çıkıyorlar.

Fethiye domatesi için coğrafi işaret alalım, marka yapalım diyoruz, ödenek aktarmıyorlar. İki ay sonra kamuoyu baskısı sebebiyle aktarmak zorunda kalıyorlar. Fethiyekariyer.com adlı Muğla’nın tek özel istihdam bürosunu açıyoruz, binlerce iş arayanla işçi arayanı buluşturuyoruz, İŞKUR’un istediği teminatı vermeyip siteyi kapatılma noktasına getiriyorlar. Bizi zor duruma sokmaya çalışırken Fethiye’ye kaybettiriyorlar. Biz bu insanlarla mücadele ederek Fethiye’nin kaderini değiştirecek projeleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Takdiri Fethiyelilerin vicdanına bırakıyorum.

Bu arkadaşlar,  “Güç Birliği Şirketinin ödemeleri denetime kapalı iddiasında. Harcamaları oda meclisi denetleyemiyor” demiş. Güç Birliği Şirketinin tüm hesapları bakanlığın denetimi altındadır. Hatta biz bununla da yetinmedik bağımsız denetçiler tarafından denetim  yaptırıyoruz.  Küçük ortağımız olan Ölüdeniz Turizm Geliştirme Kooperatifinin talebi üzerine tüm kayıtlar açılarak Ocak ayında incelenmiştir. İddia edildiği gibi saklı gizli bir şey yok.

Öte yandan teleferik projesinin tüm ihale süreci şeffaf bir şekilde Fethiye kamuoyunun gözü önünde yapılmıştır. Bu süreçte her ay Oda meclisinde projenin gidişatı ile ilgili bizzat şahsım tarafından bilgi verilmiştir. Bunların kayıtları Odamızda mevcuttur.

Meclis toplantısında “Neden 3 liralık değil de 5 liralık çöp poşeti aldınız” diye gündem yaratmaya çalışan kişilerle Fethiye’nin kaderini değiştirecek Teleferik Projesini sonuca ulaştıramayız.

2013 yılında seçimlerin akabinde Osman Çıralı ve eski yönetim kurulu üyesi olan Selamettin Yılmaz’ı teleferiğin izinlerin alınması için çalışma yürütmeleri amacıyla Güçbirliği Şirketine müdür seçtik, Oda yönetiminden  habersiz gidip Babadağ’daki kafeyi kiralamaya çalıştılar, son anda engel olduk. Giriş parası vermedi diye bir kişiyle kavga edip paraşütünü kesmişler; ağır ceza mahkemesinde yargılandılar ve ceza aldılar. İzin işlemlerini takip etmek yerine bu tür işlerle uğraştıkları gerekçesiyle de müdürler kurulundaki görevlerine son verildi.  Biz bunlarla uğraşırken  Fethiye’nin kaderini değiştirecek projeleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Takdiri Fethiyelilerin vicdanına bırakıyorum.” Dedi.

“Burhanettin Tuna “yapılan bir çok usulsüzlüklere karşı vicdanım el vermediği için görevlerimden istifa ettim” demiş.

Burhanettin Tuna  ile 3 dönemdir yönetim kurulunda birlikte çalıştık. Yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak  2 dönem çok başarılı çalışma yaptığımızı söylüyor 10 sene iyiydik de şimdi mi kötü olduk? Üç dönemdir başkanı seçildiğim Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasını, yönetim kurulu arkadaşlarımla birlikte alnımızın akıyla, onurumuzla yönetiyoruz. Hayatım boyunca  bulunduğum konumu kullanarak çıkar elde etmeye çalışmadım. Bulunduğum konumu kullanarak  hiçbir  zaman kamu ihalesi peşinde koşmadım; ayıplı mal satmaktan ihale yasaklısı olmadım. Odanın parasını yemedim, yedirmedim ve yedirmem de. Biz ilk yıl hangi anlayıştaysak şimdi de aynı anlayış ve tutum içindeyiz.

İddialarında 2014 yılından beri sıkıntı olduğunu söylemiş, neden bunu  3 yıl önce açıklamayıp da seçim arifesini beklemiştir?

Yönetim kurulu üyesi Burhanettin Tuna’nın iddia ettiği asılsız suçlamaların büyük çoğunluğunda kendi imzası da vardır.  En tuhaf olanı da, Esnaf Odasının Çıraklık Eğitimi var Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasının yok gibi bir şey söylemesi oldu.  Öncelikle Çıraklık eğitimin kazandırılmasında emeği geçen arkadaşları kutluyorum. Fethiye’de bir taşı taş üstüne koyan ve Fethiye’ye değer katan herkese bir Fethiye sevdalısı olarak şükranlarımı sunuyorum.

Ancak Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi olarak biz Fethiyemizin üniversite şehri olması için çalışıyoruz. İlk etapta kuruluşuna önderlik ettiğimiz dernek aracılığıyla  Fethiye İşletme Fakültesinin eğitim öğretime başlamasını sağladık. Binanın bir tanesini de dernek eliyle Fethiyeliler olarak biz yaptık. Odamız önce 280 bin lira destek verdi. Daha sonra yönetim kurulu olarak binanın bir an önce tamamlanması için 1 milyon lira daha destek vermek istedik ama Burhanettin Tuna’nın da aralarında bulunduğu muhalefetin engeline takıldık. Fethiye için bu kadar faydalı bir işe kamuoyu baskısı sonucu bu muhalefetteki arkadaşlar  zorla  500 bin lira ödenek çıkardı.   Biz Fethiye Üniversitesinin kurulması aşamasına geldik,  bu arkadaş hala Çıraklık Eğitim diyerek ucuz siyaset peşinde. İşletme Fakültesinin eğitime açıldığına inanmıyorsa, yapılan çalışmalardan haberi yoksa oğluna sorsun, İşletme Fakültesinin kantinine ortak olmuş.

Biz böyle bir anlayışla mücadele ederken Fethiye’nin kaderini değiştirecek projeleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Takdiri Fethiyelilerin vicdanına bırakıyorum.

Daha önce de gündeme gelen Odamızın eski binasının yıkım işinde Odanın zarar uğratıldığını iddia ediyorlar. Bari 2014 yılında yaşanan bu olay için neden bu kadar beklediğini de açıklasaydı memnun olurduk. Kaldı ki adı geçen olayda alınan kararın altında Burhanettin Tuna’nın da imzası vardır. Madem kendi binasını yıktırırken işi bedavaya yaptırmış;  Yönetim Kurulu kararının  altına imza koyarken o tarihte  neden bu konuda bir şey söylememiş?  Söz konusu yıkım işi için 3 yerden fiyat teklifi alınmış 2014 yılında da İnşaat Komisyonu ve yönetim kurulu kararına istinaden yıkım işi gerçekleşmiştir. Hatta söz konusu yıkım işi hakkında 16.01.2014 tarihinde meclis oturumunda da meclis üyelerine bilgi verilmiş ve bu husus meclis kararında da belirtilmiştir. Yapılan çamur at izi kalsından başka bir şey değildir.

Babadağ’ın imar planın usulsüz olarak verildiği, daha sonra teklif alındığı iddiasını bu arkadaşlar  savcılığa taşıdılar.  Savcılık  kovuşturmaya gerek olmadığı kararını  aldı. Şimdi arkadaşımız bunu unutmuş olmalı ki yeniden ısıtarak kafaları karıştırmaya çalışıyor.

Babadağ’da görev yapan şirket koordinatörün şahsi harcamalarını hiçbir surette şirkete fatura etmesi mümkün değildir. Alkollü içeceklerin hepsi tutanakla alınmış ve tutanakla verilmiştir. Bu şirket bakanlığın denetimindedir. Elinde hiçbir belge  ve delil olmaksızın Burhanettin Tuna’nın  insanlar hakkında bu şekilde iftirada bulunması, onurları ile oynaması vicdanının sesini susturduğunun bir kanıtıdır.

Odamızda basın yayınla ilgili iki personelin bulunduğunu, bu arkadaşların aylık bülteni biz burada çıkarırız demelerine rağmen dışarıdan hizmet satın alarak odanın zarara uğratıldığını iddia etmiş.

Sevgili basın mensupları sizin de bildiğiniz gibi bülten ve dergi hazırlamak uzmanlık ister.

2011 yılında Yönetim Kurulu,oda üyeleriyle iletişimin güçlendirilmesi amacıyla aylık haber bültenini hizmet alımı yöntemi ile yapılması kararını almıştır.  Bu kararın altında Burhanettin Tuna’nın da imzası vardır. Karar oybirliği ile alınmıştır. 6 yıl boyunca bundan şikayetçi olmazken son 1 yıldır neden bu gündeme getirilmektedir? Bu çalışma yaklaşık 6 yıldan beri başarıyla devam etmektedir.

Odanın gerek mevcut iş yoğunluğu gerekse de söz konusu hizmetin profesyonel uzmanlık gerektirmesi nedeniyle Makri dergisinin Oda personeli tarafından hazırlanması ve çıkarılmasında bir takım sorunlar yaşanmıştır. Dergi uzunca bir süre çıkarılamamıştır. Bu nedenle oda dergisi, aylık bülten ve basın müşavirliği hizmetinin, mesleği gazetecilik olan  bir  kişi eliyle yürütülmesi gerektiği düşünülerek  2014 yılında  yönetim kurulu kararı ile  bu iş dışarıdan hizmet alım yoluyla yapılmıştır. Bu karar da oy birliği ile alınmıştır.

Odada Basın Yayın ve Halkla İlişkiler biriminde 03.11.2014  tarihinden  26.07.2016 tarihine kadar 2 kişi istihdam edilmiş,  ancak anılan tarihten sonra da istihdam sayısı 1’e düşmüştür.

Yani Odamızda kimseye boştan yere para dağıtılmamaktadır.

Burhanettin Tuna, Odada çalışan arkadaşların Fethiye Güçbirliği şirketinde çalışmasını eleştirmiş. Oda çalışanları Güç birliği şirketinde yönetim kurulunun izniyle çalışmaktadır. Hatta o dönemde şirket müdürü olan Osman Çıralı’nın da bizzat yazılı ve imzalı talebi üzerine bu görevlendirme Yönetim Kurulu kararıyla  gerçekleştirilmiştir.  Oda çalışanının  şirkette çalışmasında da yasal bir engel yoktur. Babadağ teleferik projesinin yürütülmesinde görev alan kişilerin işi bilmesi  ve mevzuata hakim olması gerekiyor. Aksi halde bu süreçlerde yapılacak bir hata, yapım süresi  5 yıl olarak belirlenmiş olan  teleferik projesinin  orman idaresi ile şirketimiz arasında imzalanmış olan sözleşmesinin feshine yol açabilirdi.   Nitekim arkadaşlarımız göreve başladıktan sonra projede hızla mesafe kaydedildi, kısa bir süre içinde de izinler tamamlanarak projenin ihalesi yapıldı. Bu kişilerin aldıkları ücret yaptıkları hizmet ile ölçülür.

Emekli olan çalışanımızın özel tüzük gereği çok yüksek miktarda emekli ikramiyesi aldığını iddia etmiş. Özel tüzük diye bir şey söz konusu değil. Bir işçinin alacağı kıdem tazminatının miktarı T.C. yasaları ile belirlenmiştir.   Bu miktarı belirlemek bizim yetkimizde değil. Bu işler kanunlarla belirleniyor.

Öte yandan Odamızın tahsilat servisinde çalışan personelin emekliliğini isteyeceğinin öğrenilmesi üzerine hem muhasebe hem de tahsilat biriminde çalıştırılacak personelin yetiştirilmesi ve Odaya kazandırılması konusunda Yönetim Kurulu kararı ile ilan ve sınav yoluyla işe alım gerçekleştirilmiştir. Ancak söz konusu personelin deneme süresi zarfında bu birime uygun olmaması dolayısıyla bu görevi gerçekleştirecek personelin mevcutta bulunmaması ve yeni bir personel yetiştirilmesi süreci de dikkate alınarak emekli olacak personel ile yapılan görüşmeye istinaden emekli olduktan sonra İş Kanunu kapsamında istihdam edilmesine yönetim kurulu kararı ile karar verilmiştir. Bu kararın altında şimdi bundan şikayetçi olan  Burhanettin Tuna’nın da imzası vardır.

Arkadaşımız Odaya alınan araç konusunda da eleştiri getirmiş. Aracı alıp evime götürmeyeceğim. Muğla’daki tüm Odaların yıllar öncesinden alıp kullandığı cinsten bir araç.  FTSO’nun malı. 2007 yılında odamıza alınan Wolswagen Transporter  marka araç özellikle şehir dışı kullanımlarda sık sık arıza yapmaktaydı. öte yandan Clio marka binek tipi otomobil günlük  oda hizmetlerinde oda personelince kullanılmaktadır.

Yeni aracın alımı da gizli saklı yapılmamıştır. Yönetim kurulu kararıyla komisyon kurulmuş, bu kapsamda komisyon  araştırma yapmış, alınan fiyat teklifleri Oda Meclis üyelerinden oluşan Satın Alma Komisyonu tarafından değerlendirilmiş uygun görüldükten sonra da alınmıştır. Kimse yangından mal kaçırır gibi araç falan da almamış, kendi keyfine göre de kullanmamaktadır.

Biz kimsenin ekmeğiyle oynamadık, oynamayız da. Bizim hızımıza ayak uyduramayan arkadaşlarımızla yollarımızı ayrılmış olabilir. Ancak yollarımızın ayrıldığı hiç kimseye hukuken hak kaybı ve mahrumiyet yaşatmadık.”