Fethiyeli Çerkezler, soykırımı andı

Fethiye’de yaşayan Çerkezler tarafından, Çerkes sürgünü ve soykırımının 152’nci yıldönümü nedeniyle anma etkinliği düzenlendi.

Fethiyeli Çerkezler, soykırımı andı
Fethiyeli Çerkezler, soykırımı andı Fethiye Haber Ajansı
Bu içerik 754 kez okundu.
Advert

‘Büyük Çerkes Sürgününde’ kaybettikleri atalarını anmak için kordonda toplanan yaklaşık 50 Çerkes, burada mezarsız bırakılan ataları için saygı nöbeti tuttu. Daha sonra tekneyle denize açılan Çerkezler, anma töreninde sürgün yolunda hayatını kaybeden ataları için denize karanfil bıraktı ve ruhlarına Kuran-ı Kerim okudular.

Her 21 Mayıs’ta dünyanın bütün denizleri Çerkezlere hüzün taşır diyerek grup adına basın açıklamasını okuyan Azmi Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

21 Mayıs bizim için bütün denizler ölülerimizin karanlık sularında kaybolduğu Karadeniz’dir.

Bundan 152 yıl önce, 21 Mayıs 1864’te, Çarlık Rusya’sının Çerkezlerin kanları ile kızıla boyadığı,

Rusların“ Kızıl çayır”  dediği, Krasnaya polyanada kutlamalar yaparak, Çar 2. Aleksandr’a General Fedayev’in çektiği telgraf ile 300 yıllık özgürlük savaşı bitmişti.

300 yıl büyük ordular karşısında küçük gruplar halinde yapılan gerilla savaşları, geride yaşlı ve çocuktan başka bir şey bırakmamıştı. Bir halk dağlarından ve nehirlerinden yoksun bırakılmış, yok edilmişti. “Kafkasyanın işgaline direnen Çerkezlerin tamamına yakınının yok edilmesi gerekiyordu. ‘Yok ettik!’ telgrafı ile geride kalan kadın ve çocukların büyük sürgünü başlamıştı.

Bizler, Karadeniz’e vuran cesetlerin arasında sağ kalanların. Bizler, Rus emperyalizminin karşısında direnen, Anadolu emperyalizmine kurtuluş savaşında omuz verenlerin çocuklarıyız. Bizler, her türlü imkânsızlıklara rağmen kendi dili, kültürü, geleneği ve anavatanını unutmayan, unutturmayan bir Çerkez neslinin evlatlarıyız. Bizler, Abhaz sabah duasında söylediği  gibi “Tanrı bütün halkları mutlu kılsın, Kafkasya’yı da unutmasın.” diyen bir neslin torunlarıyız.

Bizler, Işid teröründe Şengal dağında yalnız kalan bir Ezidi, ülkesi yok edilmiş, evi yakılmış bir Suriyeli mültecileriyiz. Bizler, Bodrum kıyılarına vuran Aylan bebeğin dramını en iyi anlayanlarız. Bizler, ana vatanından sürgün edilmenin ve soykırımın acısını 152 yıldır yüreğinde taşıyanlarız. Bizler, kendi toprağından koparılan, en fazla Türkiye’de olmakla beraber 40 ülkede küllerinden doğanlarız.

Her 21 Mayıs bizim için bir diriliştir. Sizlerin ve tüm dünyanın huzurunda, dilimize, kültürümüze, geçmişimize ve geleceğimize sahip çıkacağımızı tekrar dile getiriyor, aynı acıları yaşamış ve yaşamakta olan tüm dünya halklarını saygı ile selamlarız. Denize bırakacağımız her karanfil ile denizlerde yok olmuş halkımızın her bir ferdinin saygı ile anıyoruz.”