17 Ağustos 1999 03:02

Büyük depremin 15. yılında, hayatını kaybedenleri, insanları hayata döndürenleri saygıyla anarken, ülkemizin gerçeği olan deprem ve arama-kurtarma konusunu AKUT Fethiye Ekip Lideri Sadi Çidem ile konuşalım istedik…

17 Ağustos 1999  03:02
17 Ağustos 1999  03:02
Bu içerik 1623 kez okundu.
Advert

17 Ağustos 1999 03:02

 

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan büyük Marmara depremi, son 100 yılın en büyük afetlerinden birisi olarak tarih yapraklarına düşerken; richter, artçı, öncü, arama kurtarma gibi pek çok kavramı da beraberinde getirdi. Resmi kaynaklara göre 17.480 kişinin hayatını kaybettiği, 23.781 kişinin yaralandığı ve 600.000 kişinin evsiz kaldığı afetin ardından Devlet ve vatandaşlar olarak deprem olgusuna, arama kurtarma konusuna farklı açılardan bakmaya başladık. Yavaşta olsa toplumumuzda “Güvenli Yaşam Kültürü” adını verdiğimiz bir kavram giderek yer bulmaya başladı.

Büyük depremin 15. yılında, hayatını kaybedenleri, insanları hayata döndürenleri saygıyla anarken, ülkemizin gerçeği olan deprem ve arama-kurtarma konusunu AKUT Fethiye Ekip Lideri Sadi Çidem ile konuşalım istedik…
 

17 Ağustos 1999 -17 Ağustos 2014… 15 yıl geçti. Ne değişti sizce? Hazırlıksız yakalandığımız büyük şokun ardından güvenli yaşam kültürünü artırabildik mi? Bu sorumluluk ilk olarak kime aittir?
 

Evet, 15 yıl geride kaldı. Öncelikle hayatını kaybedenleri ben de saygıyla anmak isterim. Nur içinde atsınlar. 17 Ağustos Marmara depremi yazık ki ülkemizin, hatta dünyanın en büyük depremlerinden biridir. Büyük kayıplar verdik, büyük sınavlardan geçtik, ancak o depremin ardından çok şey de öğrendik.

Özellikle arama ve kurtarma konusunda kılavuzumuz bu deprem oldu diyebilirim. Bahsettiğiniz güvenli yaşam kültürü çok geniş bir kavram... Bunun içinde asansörde kapalı kalırsak nasıl davranmamız gerektiğinden tutun enkaz altında kalırsak nasıl davranmamız gerektiğine kadar pek çok bilgi mevcut. Güvenli yaşam kültürü, ülkemizde 77 milyon bireyin tümünün yaşamında, yaşamının her alanında henüz tam anlamıyla bir yer edinememişse de en azından kişilerde bir bilinç var oluştu diyebilirim. Şöyle ki; belki herkesin evinde bir acil durum çantası yok evet, ancak herkes evinde bir acil durum çantasının olması gerektiğini biliyor.

Afetlerle ilgili çalışmalar ülkemizde çok sık gerçekleşmemekle birlikte, gelişmekte olan bir devlet olarak, gelişmiş birçok devletten daha iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Güvenli yaşam kültürü de, afetlerle mücadele de asıl olarak devletlerin sorumluluk alanlarıdır. Devlet ve vatandaş arasında, yine STK’lar ile vatandaş arasında sıkı bir iletişim olmalı ve devlet halkı sürekli olarak eğitmeli, ikaz etmeli ve denetlemelidir. Konunun öncelikli sorumluları; arama ve kurtarma denilince AFAD, bağlı olduğu kurum itibariyle de Başbakanlıktır.
 

Fethiye’de bir deprem olduğunda ekibinizin gücü nedir? Ekip olarak kriz anında hangi kuruma bağlı olarak çalışıyorsunuz?
 


AKUT Fethiye ekibi olarak 25 gönüllümüz bulunmaktadır. 11 gönüllü arkadaşımız aldıkları eğitimlerle arama-kurtarma konusunda operasyonel yetkinliğe ulaşmışlardır. 14 gönüllümüz ise operasyonlara lojistik destek sağlamakla görevlidirler. Kriz anında Kaymakamlıkta oluşturulacak Kriz Yönetim Merkezine bağlı olarak çalışmaktayız.
 

İlçe merkezli bir afet olursa, gelen kurtarma ekipleri nasıl organize edilecek, nerelerde konaklayacaklar?
 

İlçe merkezli bir afet durumu söz konusu olursa, gelen arama kurtarma ekiplerinin AFAD ile Fethiye Belediyesinin ortaklaşa olarak belirlediği afet acil planı dahilinde, 5 adet okulda konaklaması planlanmıştır. Bu ekiplerin AKUT Fethiye ekibi rehberliğinde ve kriz başkanının direktifleri doğrultusunda arama kurtarma çalışmalarına başlamaları sağlanacaktır.
 

Bir kişi afet anında kurtarma çalışmalarına yardım etmek isterse ne yapmalı?
 

O kişinin öncelikle arama kurtarma konusunda bilgi sorgulaması yapılır ve eğer ihtiyaç varsa, konuyla ilgili gerekli yetiye sahipse yardım etmesi kabul edilebilir. Olayın büyüklüğü, ekibin yeterliliği gibi faktörlere göre değişkenlik gösteren bir durum bu. Bu kişiler enkaz personeline değil kriz masalarına müracaat etmeli ve sadece verilen görevleri yerine getirmelidirler.
 

Fethiye’deki hastanelerimiz ne durumdadır, sizce büyük bir afette yeterli hizmeti verebilirler mi?
 

İlçemizde 2 adet Devlete, 2 adet de özel müteşebbise bağlı hastane bulunmaktadır. Bunlardan 2 tanesi afet anında hizmet verme kapasitesi çok çok düşük, diğer 2 tanesinin ise % 100’dür diyebilirim.
 

Her ev için geçerli “güvenli nokta” diye bir yer/alan var mıdır?
 

Her ev için güvenli noktanın olduğunu bilebilmemiz için en başta belirttiğimiz güvenli yaşam kültürünün halkımızda oluşması gerekir ki o zaman bu soruya cevap verebilelim. Bina yapısı, içerideki eşyaların ebatları ve bulundukları nokta, çıkış noktalarının önündeki engeller ya da boşluklar güvenli noktayı azaltıp çoğaltabilir.
 

Camdan atlamak deprem esnasında her zaman ve her koşulda asla yapmamamız gereken bir şey mi?
 

Deprem anında camdan atlamak her zaman ve her koşulda asla yapılmaması gereken davranıştır. Eğer güvenli yaşam kültürü oluşursa bu tür davranışlar ortadan kalkacaktır. Buna bir örnek vermek isterim; 2 yıl önce Japonya’da meydana gelen depremde 1 kişi camdan atlamış, o da Türk.
 

Eşyaları sabitlemek ne kadar etkili bir yöntem?
 

Eşyaları sabitlemek deprem anında büyük yaralanmaları (el, bacak, kafa kopmaları gibi) önlemektedir. Biz buna “yotalama” diyoruz.

Deprem anında elektrikli aletleri yahut ateş kaynaklarını söndürmek gerekir mi?

 

Büyük yangınlara neden olmasın diye deprem anında elektrikli aletleri yahut ateş kaynaklarını söndürmek kesinlikle gerekir. Unutmamalıyız ki birçok depremde aslında kurtarılabilecek ya da kurtulacak kişiler, alınmayan tedbirler ve oluşan yangınlar nedeniyle hayatlarını kaybetmişlerdir.
 

Deprem riski taşıyan bir binada yıkılma ilk olarak nereden başlar?
 

Deprem riski taşıyan bir binada yıkılma öncelikle merdivenlerden, balkonlardan ve sonra da kolonlardan başlar.
 

Depreme sokakta yakalanırsak nasıl hareket etmeliyiz?
 

Depreme sokakta yakalanırsak binaların ve elektrik tellerinin altından, su kanallarının bulunduğu yerlerden uzak durmalıyız. Eğer böyle bir alan içerisindeysek hemen bu alandan açık alanlara uzaklaşmalıyız.
 

Acil durum çantamızda neler bulunmalı?
 

Acil durum çantasında olmazsa olmazlar; el feneri, ambalajlı gıda maddeleri, terlik, eldiven, mevsimine göre kıyafet, radyo, bol miktarda pil, ilk yardım malzemeleri, kullanılan ilaçlar vb. yer almalıdır.

Deprem bitip evimize geri girdiğimizde neler yapmalıyız?

 

Deprem bittiği zaman, uzmanların binanıza girin komutu olmadan binaya girilmemesi gerekir. Ola ki mecbur kalıp girildiği takdirde de zorunlu ihtiyaç malzemelerini hemen alıp artçı depremler bitinceye kadar tekrar dışarıya çıkmak ve gelecek talimatları/bilgileri beklemek gerekir. Hasarlı binaların kontrolü yapılmadan ve mevcut risk durumu belirlenmeden aynı evde yaşamaya devam etmek kesinlikle yanlıştır.
 

Enkaz altındaysak nasıl hareket etmeliyiz?
 

Enkaz altındayken, mümkün olduğu kadar, hareket kabiliyetimiz olsa bile fazla hareket etmememiz gerekir. Çünkü arama kurtarma ekiplerinin bize ne zaman ulaşabileceği belli olmaz. Dolayısıyla vücudumuzdaki kırıkların veya iç kanamanın ya da su kaybının fazla olmaması adına bu davranış önemlidir. Düdük varsa yaşam belirtisi göstermemiz için hayli etkili bir yöntem. Yoksa el kol veya bacaklarımızı bir yere vurup ses çıkartmamız bağırmaktan daha az enerji harcamamızı sağlar.

 

AKUT Fethiye Ekip Lideri Sadi ÇİDEM’e Teşekkürler…
 

Çalışma: Çiğdem TAN