Başbakan Muğla'da konuştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kasetle değil, şehitlerin kanıyla kurulduğunu belirterek, bu ülkenin kasetlerle devrilmeyecek kadar büyük olduğunu söyledi.

Başbakan Muğla'da konuştu
Başbakan Muğla'da konuştu
Bu içerik 1203 kez okundu.
Advert

Başbakan Erdoğan, konuşmasına, Muğlalılar'ı selamlayarak başladı. 15 Ocak 2011'de Muğla'ya gelip açılışlar yaptığını, 27 Mayıs 2011'de tekrar gelip Ege'nin en büyük barajını açtığını belirten Erdoğan, "Yapımı 16 yıl süren Dalaman Akköprü Barajı ve hidroelektrik santralini biz tamamladık. Laf değil icraat ortaya koyduk. Biz CHP değiliz. Dikili ağaçları yok dikili. Artık 30 yıllık Muğla saltanatını siz yıkacaksınız siz. Bu barajla Dalaman ovasını suyla buluşturduk. Enerji üretimiyle milli ekonomiyle katkı veriyoruz. Geçtiğimiz 30 Kasım'da Muğla'ya bir daha geldik. Yatırımların açılışını yaptık. Biz Muğla'yı sevdik" dedi.

Ege'nin insanı olan Adnan Menderes'in şehri olan Muğla'yı sevdiklerini ve çok önem verdiklerini belirten Erdoğan, "Türkiye'nin demokrasi yolculuğu Aydın ve Muğla'dan başladı. Menderes söz milletindir diyerek buradan yürüyüşüne başladı. 10 yıl bu ülkeyi idare etti. Baskılara son verdi. Zulme, hakarete, ayrımcılığa, kibirli devlet anlayışına son verdi. Ezanı CHP aslıyla okumayı yasakladı. Merhum Menderes aslına döndürdü. Kuran öğrenmenin ve öğretmenin üzerindeki baskıları Menderes kaldırdı. Sanayi dedi, yatırımların önünü açtı. Tarım dedi tarıma can suyu verdi. Şehirleri imar etti. Köprüler, barajlar, okullar inşa etti. Menderes'le milletin yüzü güldü, sofralara, karlalara, dükkanlara huzur geldi, bereket geldi. 10 yıl boyunca milletinin hizmetkarı oldu. Biz de yola çıkarken biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik dedik. Ve ihtilal yaptılar, İhtilalde merhum Menderes'i ve iki arkadaşını ipe götürdüler. CHP bu olayın da arkasındaydı. Benim milletim CHP'ye bu ülkede iktidar vermedi, vermez. Bu millet bunlara gel bizi idare et der mi? Millet kimin ne olduğunu biliyor. Muğla merkezde bazı ilçelerde belediyeleri kazanıyorlar. CHP bu ülkenin idaresini alamıyor. Millet güvenmiyor. Bunların olduğu yerde yolsuzluk, yoksulluk, yasak var. Bunların olduğu yerde milletin gerilediğini görüyoruz. Menderes'i milletin gözünden düşürmek, koparmak için gazetelerle manşetlerle hücum ettiler. Sokak olaylarını kışkırttılar. Mecliste gerginlik çıkardılar. Menderes'in itibarını zedeleyemediler. Sandıkta Menderes'i yenemediler. Onun üzerine 27 Mayıs'ta askeri müdahaleyle Menderes'i indirdiler. Ne oldu Menderes idam edildi. Menderes unutuldu mu? Menderes gönlümüzde. Ama Menderesi idam edenler sürekli lanetleniyor. Lanetle anılıyor" dedi.

Said Nursi'nin cezaevine atıldığı zamanlarda o ülkesini terketmediğini belirten Erdoğan, "Sibirya'ya sürdüler geri geldi. Birileri gibi kaçıp Pensilvanya'ya gitmedi. Pensilvanya'ya giden Bediüzzaman'ın izindeyim diyordu. Bediüzzaman cezaevinde olduğu zamanlarda zalimler için yaşasın cehennem dedi. Şimdi Menderes'i idam edenler için de yaşasın cehennem. 54 yıl önce Menderes'e yapılanın aynısını bize yapıyorlar. Manşetle, çirkin iftiralarla üzerimiz geliyorlar. Yolsuzluk iftiralarının benzerini bize yöneltiyorlar. CHP o gün nasıl bir rol üstlendise bugün de aynı rolü üstleniyor. CHP unutmayın baskı demektir. CHP zulüm demektir, iş yapmayan iş yapana da engel olan demektir. CHP esersizlik demektir. Muğla Belediyesi'ni 40 yıldır CHP yöteyliyor. Nasıl olsa Muğla bize oy veriyor diye yan gelip yatmaya alışmışlar. Yozgat, AK Parti'de, Afyonkarahisar AK Parti'de, Kütahya, Burdur, Denizli AK Parti'de, Sivas, Uşak, Balıkesir, Kırklareli, Muğla farklı partilerde. AK Partili'lerle diğerleri arasındaki fark dağlar gibi. Sivas başka Yozgat başka, Balıkesir başka Kütahya başka, Denizli başka Muğla başka. Muğla'da kanalizasyon sorunu hala çözülmedi. Burası bir turizm, tarih şehri medeniyet şehri. Muğla bir kanalizasyon meselesini dahi çözemedi. Şu alanı bile düzenleyemediler. Bundan önce geldiğimde bu alan böyleydi. Daha beterdi şimdi asfalt dökmüşler. Muğla bunu hak ediyor mu? Muğla'ya bu yakışıyor mu?. 28 gün var 28 gün gece gündüz çalışarak Muğla'yı AK Parti'ye teslim edeceğiz. Belediyecilik nasıl olacak görecekler. Muğla'yı büyükşehir yapınca buna kim karşı çıktı, Anayasa Mahkemesine götürdü. Bu CHP hangi yüzle karşınıza gelip oy isteyecek. Siz Muğla'ya büyükşehir olmayı yakıştıramadınız hangi yüzle geliyorsunuz diyeceksiniz. Bunlar kasaba bile yönetemez" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "CHP korkutma siyaseti ile işi idare ediyor. İftira ile kasetlerle istismar siyaseti ile işi idare ediyor. Milli değerleri kullanarak bunlar tehdit altındaymış gibi göstererek Muğla'yı çöpe, kokuya, vizyonsuzluğa mahkum ediyor. Bizim devlet olarak yaptıklarımıza bakın bunların belediye olarak yaptıklarına bakın. Duble yollar, okullar, hastaneler hepsi bizim eserimiz. Belediye olarak bunlara bakın bir şey var mı yok. Hem belediye hem merkezi yönetimle el ele verelim Muğla'yı yeniden ayağa kaldıralım. 40 yılın yıkımını beraber halledelim bunun kararını siz vereceksiniz. 30 Mart çok önemli. Önemi her geçen gün artıyor. 12 yıldır hükümet görevindeyiz. Kimsenin hayat tarzına karışmadık. Hiç kimsenin yediğine içtiğine karışmadık. Giyimine kuşamına karışmadık. Diline, inancına, manevi değerlerine karışmadık. Her zaman demokrasinin, özgürlüklerin, barışın, kardeşliğin, bir arada yaşama kültürünün arkasında olduk. CHP geliyor Muğla'da asılsız korkular pompalıyor. Fikirleri, projeleri olmadığı için korku siyaseti yapıyor. Ankara'da ne yapıyor, Ankara'da da Pensilvanyalı zatla darbe tertip ediyor. Pensilvanyalı zat da eline ses kaydı tutuşturuyor. CHP Genel Müdürü de onunla idare ediyor. CHP'den de MHP'den de herhangi bir proje duydunuz mu, herhangi bir hedef, plan duydunuz mu. Bunlar üç kafadar CHP Genel Müdürü, MHP Genel Başkanı bir de bunlaraa Pensilvanyalı zat karıştı. Ortak oldular. Türkiye cumhuriyeti hükümetine hücum ettiler. Ulusal güvenliğimize saldırıyorlar. Fıkra gibi banlar. Şimdi de güya Başbakanı devirecek kasetle oraya atama yapacaklar. Bu ülke kasetle değil, şehitlerin kanıyla kuruldu. Bu ülke kasetlerle devrilmeyecek kadar büyük bir ülkedir. Pensilvanyalı zatın emrinde olan bir kısım yargı, bürokrasi, emniyet içinde yuvalanmış çete sabah akşam Türkiye'yi gizlice dinliyor. Yaklaşık 3 bin kişiyi 3 yıl boyunca dinlemişler. 450 MHP'liyi dinlemişler. Hiç bir ayrım yapmadan kendileri dışında AK Partili, CHP'li,MHP'li, BDP'li herkesi dinlemiş kaydetmişler. Bürokrat, gazeteci, sanatçı tek tek dinleyip kaydetmişler. CHP ve MHP genel başkanları bu kasetlerle seçim meydanlarına çıkıyorlar. Bu paralel yapının işi hançerlemektir. Onlar CHP ve MHP'yi de sırtından hançerleyecekler. Şantajla istediğini aldıktan sonra bu CHP ve MHP'ye de ihanet edecekler. Bize ettikleri gibi. Ülkesinin gizli bilgilerini servis eden herkesi hançerler. CHP ve MHP işin farkında değiller. Kasetle genel başkan oldu şimdi de kasetle başbakan olurum diye bu çirkin tuzağa giriyor".

Vatandaşlara uyarıda bulunan Erdoğan "Türkiye'nin istiklalini, özgürlüğünü, ulusal güvenliğini tehdit eden bu ihanet girişimine asla geçit vermeyin. Çocuklarınızı bu paralel örgütün dershanelerine gönderenler bu dershanelerden çocuklarınızı lütfen alın. Bunların okullarına gönderenler lütfen çocuklarınızı bunların okullarından alın. Devletin okulları var. Bundan böyle hafta sonlarında da kursları okullarımızda vereceğiz. Ücreti devlete ait. Biz ödeyeceğiz. Bunlar milletini çok sömürdüler sülük gibi emdiler. Sülük değerli bir hayvandır. Sülük zararlı olan kanı emer. Bunlar faydalı kanı emdiler. Bunun için bunlar çok tehlikeliler. Bunların dershanelerine verip de geleceğimizi karartmayalım. Ablalar yetiştirmişler. Gece seansları yapıyorlar. Gece yurtta kalanları ayağa kaldırıp beddua ettiriyorlar" dedi.